Arda Mevlütoğlu: 'Türk savunma sanayii, kabuk değiştirme sürecinde.'

19.10.2020 15:28:00

Savunma ve havacılık teknolojileri araştırmacısı Arda Mevlütoğlu, Defensehere'a verdiği röportajda, Türk savunma sanayiinin mevcut durumunu değerlendirdi.

Türk havacılık sanayii hakkında da bilgiler veren Mevlütoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi:

"Özelde Türk havacılık sanayii, genelde de Türk savunma sanayiinin kendine özgü bazı karakteristik özellikleri var. Bu zaten uluslararası savunma güvenlik camiasının da dikkatini çekmiş durumda.

Son 15-20 sene de çok hızlı bir atılım gösterdi, Türk savunma sanayii. Çok kısa sürede teknolojisi yoğun, kabiliyeti yüksek platformlar ortaya kondu. Özellikle silahlı insansız hava araçları örneğinde gördüğümüz üzere, bunlar hem sahada belirleyici rol oynadılar hem de bu oynadıkları rolün diplomatik arenada da yansımaları oldu.

Dolayısıyla Türk savunma sanayii, kendi özgün ürünlerini, kendi özgün harekât ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirdiği bu ürünleri ürettikçe ve bunları sahada kullandıkça çok hızlı bir şekilde gelişen tehdit ortamına adapte olabileceğini gösterdi.

Bu anlamda ciddi bir endüstriyel potansiyelin olduğunu bir adaptasyon yeteneği olduğunu söyleyebiliriz.

İkinci olarak Türkiye büyük bir ülke. Hem coğrafyası olarak hem nüfus olarak hem de koruması gerek toprakların ya da karasuların büyüklüğü olarak, savunma ihtiyaçları da buna mukabil oldukça zorlayıcı. Bu zorlayıcı ihtiyaçlara cevap veren ürünleri Türk savunma sanayii geliştirdikçe uluslararası pazarda da fırsatları ve avantajları artıyor.

Ama tabii bazı risklerin ve zorluklarında olduğunu gözden kaçırmamamız gerekiyor. Savunma sanayii son derece teknolojisi yoğun bir sektör. Bu alanda insan kapasitesi geliştirmek ve onu korumak bir ulusal güvenlik meselesi.

Türkiye’nin bu anlamda ciddi bir zorluk yaşadığını söyleyebiliriz. Zaten şu anda savunma sanayiinin istihdam ettiği personel sayısının, yürütülen projelere nazaran mütevazı olduğunu söyleyebiliriz. Bu alanda süratle bir atılıma gitmemiz gerekiyor.

Savunma sanayiinde ürün geliştirmek, ürün üretmek ve bunları idame edebilmek güçlü bir ekonomik altyapıyı, güçlü bir finans desteğini gerektiriyor. Ekonomimiz ne kadar güçlü ise, savunma sanayiimiz de aslında o kadar güçlü diyebiliriz. Çünkü bu ürünleri laboratuvar ortamında ya da prototip olarak üretmek bir şey ama bunları ürünleştirip, seri üretimlerine geçebilmek ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunabilmek bambaşka bir şey. Bunların hepsi bütçe ile doğru orantılı süreçler.

Dolayısıyla ekonomimiz ne kadar ayakları yere basan güçlü bir yapıda olursa, savunma sanayiinin imkân ve kabiliyetleri de o kadar artacaktır. Bu hususlar nazarında Türk savunma sanayiinin de bir kabuk değiştirme sürecinde olduğunu söyleyebiliriz."