Sapsan-Convoy sisteminin Suriye'ye konuşlandırılmasının değerlendirilmesi

16.11.2020 18:46:00

Rusya Federasyonu Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Sapsan-Convoy mobil elektronik harp & drone-savar sisteminin, Eylül ayında icra edilen Kavkaz 2020 Tatbikatı’ndaki performansını müteakip Suriye’ye konuşlandırılabileceğine ilişkin açıklamalarda bulunmuştur.

Türk insansız hava sistemleri, 2020’yılı başında icra edilen Bahar Kalkanı Harekâtı sırasında, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri karşısında dikkate değer muharip üstünlük sağlamıştır. Ayrıca, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından icra edilen son Karabağ harekâtında da benzer sonuçlar Ermenistan işgal kuvvetleri karşısında elde edilmiştir.

Baas rejiminin muhtemel İdlib operasyonunun gündemde olduğu mevcut durumda, Suriye’ye yönelik sözü edilen elektronik harp sistemi sevkiyatının yakından incelenmesi gerekmektedir.

Sapsan – Convoy Mobil Elektronik Harp Sistemi: Teknik Değerlendirme

Sapsan-Convoy elektronik harp sistemi, Rusya Federasyonu savunma teknolojileri & stratejik teknolojiler ajansı Rostec bünyesindeki, Avtomatika Concern tarafından üretilmektedir.

Açık-kaynaklı askeri yayınlar, ilgili elektronik harp sisteminin, 100 kilometre yarıçapında elektromanyetik karıştırma yapabildiğini raporlamaktadır. Sistem, insansız hava araçları taarruzlarını (sürü [swarming]İHA taarruzu dahil olmak üzere) akamete uğratmak için dizayn edilmiştir. Sistemin hedef tespit yetenekleri, kızıl-ötesi optik sensörlere, elektronik keşif-gözetleme altyapısına ve radarlara dayanmaktadır. Aşağıda alıntılanan görselde de müşahede edileceği üzere, Sapsan-Convoy’un off-road platformlarda kullanılması, manevra birliklerine organik olarak koruma sağlamasına ve yüksek operasyonel temponun hâkim olduğu harp sahası koşullarında konuşlandırılabilmesine imkân tanımaktadır.

Sapsan-Convoy’un alt-sistem kapasitesi, 1,000Mbpt / s Ethernet arayüzü, 1,000’e kadar hedef-takip verisini operatöre görsel olarak sunabilme yeteneği, 360 derece istikamet açısı (azimuth) / 5-90 derece operasyonel yükseklik açısı (elevation), 0-300 m/s hızda seyreden hedefleri tespit yeteneği 0,003 m2’ye kadar radar kesit alanına sahip hedefleri tespit etme kabiliyeti, SATCOM ve tele-opere SİHA / İHA sistemlerini tespit ve karıştırma kapasitesi, geniş elektronik frekans aralığı konfigürasyonları gibi teknik özellikleri ile dikkat çekmektedir.

Sistem, Ağustos 2020’de Army 2020 uluslararası savunma forumunda sergilenmiş ve Eylül 2020’de icra edilen Kafkas 2020 Tatbikatı sırasında denenmiştir. Eldeki veriler, Sapsan-Convoy sisteminin, bir kontr-SİHA / İHA silahı olarak tasarlandığını göstermektedir. Bu çerçevede, Sapsan-Convoy;

  • İnsansız platformların GNSS Receiver (Global Navigation Satellite System) sistemlerini baskılayıcı yeteneklere,
  • İnsansız platform ile kontrol merkezi arasındaki muhabere kanallarını baskılayıcı ‘jamming’ kapasitesine,
  • SİHA / İHA tespit faaliyeti için elektro-optik sensörlere,
  • SİHA / İHA platformlarını ağ-merkezli harp yaklaşımı içinde tespit ve imha için gereken diğer yardımcı sistem ve alt-sistemlere (örn. georeferencing ve navigasyon sistemleri) sahiptir.

Sapsan-Convoy Sisteminin Suriye’ye Konuşlandırılmasına İlişkin Askeri-Stratejik Değerlendirme

Rus elektronik harp kabiliyetini askerî açıdan değerlendirirken, üç temel hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

  • Literatürdeki kimi değerlendirmeler, Moskova’nın A2 / AD (anti-access / area denial) konseptlerini, S-400, S-300V4 stratejik SAM sistemleri ve K-300P Bastion gemi-savar füze sistemleri gibi kinetik etki oluşturan silahlara indirgemektedir. Öte yandan, Sovyet-Rus askeri yaklaşımında, düşmanın komuta & kontrol altyapısını akamete uğratmayı hedefleyen elektronik harp sistemleri de A2/AD mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
  • Son dönemde, Rus doktrin ve muharebe kuruluşu modernizasyon çalışmalarında, Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı her ana manevra birliğine organik elektronik harp unsurları sağlama yönünde bir eğilim müşahede edilmektedir.
  • Son olarak, Suriye’den ve henüz sona eren Karabağ savaş tecrübelerinden öğrenilen dersler, Rus askeri yaklaşımının, elektronik harbi bir kontr-SİHA / İHA kabiliyeti olarak da ön plana çıkardığını göstermektedir. Bahse konu anlayışın, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri gibi Kremlin’in gölgesindeki aktörlere teşmil edilmesi kuvvetle muhtemeldir.
  • Rusya Federasyonu, Suriye’de birçok elektronik harp sistemi konuşlandırmaktadır. Bahse konu sistemler arasında, 2015 yılından itibaren Suriye’de bulunduğu bilinen, bilhassa X-band ve Ku-band düzeyinde etkin – ve dolayısıyla savaş uçakları ve güdümlü füzelere karşı kullanılan – Krasukha-4 ile Su-30SM Flanker, Su-35 Flanker M ve Su-34 Fullback savaş uçakları tarafından taşınabilen, düşmanın yer komuta-kontrol unsurlarını baskılamak ve elektronik istihbarat için kullanılan L-175V/VE dikkat çekicidir.

Bu noktada, Suriye’de Sapsan-Convoy konuşlandırılmasına ilişkin iki kritik sorunun yanıtlanması gerekmektedir; Sapsan-Convoy hangi askeri konsept çerçevesinde faaliyet gösterebilir ve eğer Baas rejimine böyle bir kabiliyet transferi yapılacak ise Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri için sözü edilen yetenek ne anlama gelecektir?

Askerî açıdan, Sapsan-Convoy, manevra birliklerine, SİHA / İHA baskısı altında eşlik edebilecek, taktik bir sistemdir. Sözü edilen ihtiyaç, yakın dönemde harp sahalarından öğrenilen dersler bağlamında kritiktir. Örneğin, Şubat – Mart 2020 Bahar Kalkanı Harekâtı sırasında, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri kuzey yığınağı ve Baas rejimine müzahir paramiliter unsurlar, Türk SİHA / İHA konseptleri karşısında ciddi zaiyat vermişlerdir.

Benzer şekilde, yayının kaleme alındığı sırada ateşkes sürecine giren Karabağ çatışmalarında, Ermeni işgal unsurları da, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye ve İsrail kaynaklı üstün SİHA / İHA kapasitesi ile desteklenen genel taarruzu karşısında, açık-kaynaklı verilere göre, 185 ana muharebe tankı, 250 parça civarında top ve çok-namlulu roket atar gibi kabul edilemez düzeyde kayıplar vermiştir. Moskova, şüphesiz, bahse konu harp sahalarını yakından izlemiştir.

Ayrıca, Ocak 2018’de Rus Hmeymim Üssü’ne yönelik, üst düzey harekât tasarısına sahip – Rus kaynaklarına göre ‘swarming’ nitelikleri taşıyan – taarruzi SİHA saldırısı da Rus askeri planlayıcıları ve savunma sektörü için bir dönüm noktasıdır.

Yukarıdaki örnekler değerlendirilerek yayımlanan askeri bilimler çalışmaları, 21. yüzyıl harp sahasında, ana muharebe tankları ve zırhlı & mekanize unsurlar dahil olmak üzere tüm kara harp birliklerinin, gerekli elektronik harp şemsiyesi ve ağ-merkezli bir mimariye bağlı mobil hava savunma sistemleri desteği olmaksızın, insansız sistemler karşısında son derece korumasız olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, Moskova’nın, Suriye’ye, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırılması ve belki de olası bir İdlib taarruzu için takviye edilmesi planları kapsamında, Sapsan-Convoy konuşlandırması beklenmelidir.

General Yuriy Lastoçkin komutasındaki Rus elektronik harp faaliyetleri, Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri askeri siyasası ve harp planlaması için büyük öneme sahiptir. General Lastoçkin’in, Mayıs 2017’de verdiği bir demeçte, elektronik harp yaklaşımlarının temel hedefinin düşmanın teknolojik üstünlüğünün akamete uğratılması ve bu sayede savaşta stratejik dengenin daha başında değiştirilmesi olduğunu belirtmesi dikkat çekicidir.

Elektronik harp kapasitesinin bir diğer önemli aktörü olan Rusya Federasyonu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı General Sergey Surovikin, ilgili kuvvetin havacı olmayan ilk komutanıdır. General Surovikin, önceki görevinde, yani 2017 yılında Suriye’deki ileri-konuşlu Rus unsurlarını sevk ve idare ederken, hava harekatlarına ilişkin gösterdiği başarının da etkisiyle mevcut komuta kademesinde yer almıştır. Yine Surovikin, Suriye’de elektronik harp unsurları ve Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırılması hususlarında çok tecrübeli bir Rus komutanıdır. Suriye’ye yeni bir elektronik harp kapasitesi kazandırılmasında, sözü edilen iki generalin önemli rol oynayacağı düşünülmektedir.

Birçok askeri-stratejik yayın, Rus elektronik harp yeteneklerini bir kuvvet çarpanı olarak kategorize etmektedir. Ukrayna’nın doğusunda icra edilen Rus hibrit harp faaliyeti, Moskova’nın yeni harekat tasarısında kinetik (keskin nişancılar, personel tarafından taşınan hava savunma unsurları [MANPADS], anti-tank güdümlü füzeleri, topçu unsurları,vb.) ve kinetik olmayan (siber-elektronik harp, enformasyon harbi) unsurların, stratejik düzeyden taktik düzeye kadar entegrasyon içinde kullanılacağını göstermektedir. Yine, Suriye’deki Rus ileri-konuşlu unsurlarını koruyan hava savunma şemsiyesine dair incelemeler, elektronik harp sistemleri ile yüksek irtifa (S-400, S-300V4) ve orta, alçak-orta irtifa SAM sistemleri (SA-17, Pantsir) arasında yoğun entegrasyon olduğunu ortaya koymaktadır.

Yukarıda sayılan faktörler nedeniyle, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri’ne kapasite transferi durumunda, Sapsan-Convoy sisteminin doğal son kullanıcıları arasında Suriye Arap Hava Kuvvetleri İstihbaratı’nın ve 25. Tümen’in ön plana çıktığı, ayrıca Rusya müdahalesinden sonra Rus askeri danışmanları tarafından teşkil edilen 5. Kolordu unsurlarının da sistemden yararlanabileceği değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, Suriye Özel Kuvvetleri ve Cumhuriyet Muhafızları unsurları da Sapsan-Convoy ile teçhiz edilebilir.

Normal koşullarda, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri 4. Mekanize Tümeni’nin, üst düzey askeri alımlardan ilk yararlanan birlik olması beklenirken, sözü edilen birliğin komutanı ve rejimin İran’a yakın önemli isimlerinden General Mahir Esad ile Rusya arasındaki gerilimin, Sapsan-Convoy donatımına menfi olarak yansıması da olasılıklar dahilindedir.

Sonuç ve Türk Siyasi-Askeri Karar Vericiler İçin Tavsiyeler

  • Rusya Federasyonu için Suriye, bir ‘harp laboratuvarı’ niteliği taşımaktadır. Gerasimov & Şoygu askeri liderliği, söz konusu ülkede 200’ün üzerinde yeni silah sistemi (örn. Kalibr seyir füzeleri) ve birçok harekât tasarısı (örneğin 152mm topçu unsurları ile Orlan-10 İHA’larının birlikte kullanılmaları) denemiş, yine Rus savunma eko-sistemi için birçok ihracat başarısı elde etmiştir.
  • Elektronik harp, özellikle 2008 Rusya – Gürcistan Savaşı sonrası, Rus askeri modernizasyon önceliklerinden biridir. Ayrıca, Suriye harp sahası, ciddi bir insansız hava araçları varlığına da ev sahipliği yapmaktadır. Son olarak, Kavkaz 2020 Tatbikatı da, yoğun elektronik harp faaliyeti içermiştir. Sayılan tüm emareler çerçevesinde, incelemeye konu elektronik harp sisteminin Suriye’de ileri-konuşlandırılması kuvvetle muhtemeldir.
  • Baas rejimine Sapsan-Convoy benzeri sistemlerin transferi, Türk SİHA / İHA kabiliyetleri karşısında, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri’nin – özellikle manevra birlikleri düzeyinde – direncini artırabilecektir. Sözü edilen sistemlerin kullanılması durumunda, örneğin Bahar Kalkanı benzeri bir harekât icra edilmesi halinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin insansız hava araçları kayıpları beklenenden fazla olabilir.
  • Elektronik harp sistemlerinin muharip birliklerde yaygın kullanımı, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik keşif-gözetleme-istihbarat ve hedef tespit faaliyetleri üzerinde de kısıtlayıcı olabilir.
  • İnsansız sistemlere yönelik siber-elektronik risklerin, yalnızca platformu düşürmeye yönelik olmayacağı unutulmamalıdır. Nitekim, 2009 yılında, Irak’ta ABD’ye ait bir insansız sistemin, yer kontrol istasyonuna datalink üzerinden transfer ettiği görüntülerin hacklenmesi bu hususta çok öğretici olmuştur. Benzer şekilde, Ukrayna’nın doğusundaki Rus elektronik harp faaliyetleri, Ukrayna İHA kontrol istasyonlarının tespit edilerek vurulmasını da kapsamaktadır. Özetle, insansız sistemlere yönelik elektronik harp tehdidi çok boyutludur ve karşı tedbirler de çok boyutlu olarak analiz edilmelidir.
  • SİHA kompleksi, aviyonik, sensörler, silahlar, otonom unsurlar, yazılım, yer kontrol istasyonu, datalink, silah sistemleri ve silah sistemlerine ait güdümleme alt-sistemleri gibi unsurlardan oluşan, bütüncül bir yapıdır. Düşman siber-elektronik harp faaliyeti, sistemin herhangi bir bileşenini ya da bileşenlerini hedef alabilir. Karşı tedbirler de, aynı bütüncüllük ile planlanmak zorundadır.
  • Olası bir çatışma durumunda, konunun savunma ekonomisi veçhesinin gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Türk savunma sanayii, yakın dönemde, Akıncı, Aksungur gibi sistemler ile taktik ve MALE (medium-altitude / long endurance) sınıflarından, yüksek-operasyonel & stratejik sınıflara geçiş yapacaktır.
  • Doğal olarak, sözü edilen sistemlerin birim maliyetleri, halihazırda envanterde bulunan Bayraktar TB-2 ve ANKA gibi insansız hava araçlarından daha fazladır ve kayıpların yerine konması daha zordur. Ayrıca, yine Akıncı ve Aksungur gibi sistemlerin, SOM havadan-karaya seyir füzesi, Sonobuoy, AESA radarları gibi pahalı silah ve sensörler taşıyacak olması, savunma ekonomisi bağlamında dikkate alınması gereken bir diğer faktördür (AESA radarları teorik olarak elektronik harp yöntemlerine daha bağışık olsalar da, genel olarak platformun SATCOM bağlantısı ya da farklı sensörlerinin Sapsan-Convoy tarafından baskılanması mümkündür). Özetle, yeni nesil Türk SİHA’larının Suriye / Rus elektronik harp sistemleri tarafından düşürülmesi, belki şehit verilmesine doğrudan yol açmayacaktır, ancak Türkiye savunma ekonomisi açısından büyük maliyetleri beraberinde getirecektir.
  • Ayrıca, üst düzey Türk SİHA’larının Rus elektronik harp sistemleri tarafından Suriye’de (ya da Libya’da) düşürülmesi, Türkiye’nin savunma ihracat potansiyeli üzerinde de olumsuz etki oluşturacaktır. Nitekim, Bayraktar TB-2’nin Suriye, Libya ve en nihayetinde Karabağ’da Rus hava savunma sistemlerine yönelik başarısının, yine aynı nedenler dolayısıyla, Rusya savunma endüstrisi çevreleri tarafından tepkiyle karşılandığı bilinmektedir.
  • Gelinen aşamada, bir harbi kazanmak için elektro-manyetik spektrumda ve dijital-semantik ortamda da mücadeleyi kazanmak gerektiği unutulmamalıdır. Bu nedenle, Türk güvenlik güçlerinin, bilhassa insansız sistemleri içeren tatbikat senaryolarına, düşmanın siber-elektronik harp ve bilgi harbi yeteneklerini dahil etmesi elzemdir.
  • Çevre ülkelerde elektronik harp kapasitesinin artmasına verilebilecek yanıtlardan biri de, Türk savunma sanayiinin, anti-radyasyon özellikli, ‘home-on-jam’ (HOJ) olarak tanımlanan nitelikleri de haiz taarruzi SİHA (loitering munition ya da kamikaze drone) sistemlerine yatırım yapmasıdır (örn. İsrail Harpy / Harop ailesi benzeri yetenekler – Türkiye’de bu konuda çalışmalar olduğu bilinse de henüz envantere giren çözüm yoktur –).
  • Akıllı mühimmatta GPS-tabanlı alt-sistemlere alternatif çözümler geliştirilmesi de önem kazanan bir başka sahadır (örneğin, Roketsan’ın Atmaca Gemi-savar füzesinin bu yönde çalışmalar ile geliştirildiği bilinmektedir). Yine, elektronik harp ortamında daha dirençli datalink yatırımları yapılmasında yarar görülmektedir. Bahsi geçen datalink modernizasyonu, sadece platformun değil, akıllı mühimmat ve yer kontrol unsurlarının emniyeti için de önem arz etmektedir.

Kaynak: EDAM / Güvenlik & Savunma Programı Direktörü Dr. Can Kasapoğlu 


En Çok Okunan Haberler