Türk girişimci çiftin şirketi, ABD ordusundan 750 milyon Dolarlık yazılım siparişi aldı

Yönetim merkezi ABD’nin Nevada eyaleti Sparks kentinde bulunan, Türk göçmen çift Fatih ve Eren Özmen’in yönetimindeki Sierra Nevada Corporation (Kısaca SNC olarak anılıyor) adlı yazılım şirketi, şifreleme anahtarı yönetimi teknolojisinde eriştiği uzmanlıkla büyük bir ticarî başarıya daha imza attı.

Özmen çifti, ABD Ordusu'nun yeni nesil yükleme aygıtı ortamının (NGLD-M / Next Generation Load Device-Medium) geliştirilmesi ve rekabetçi üretimi için pek çok rakip arasından seçilerek, Ordu’nun tedarik ajansıyla 10 yıl hizmet süreli, toplam bütçesi 744 milyon Dolar’ı bulan büyük ölçekli bir anlaşma imzaladı.  

Sözleşmeye konu olan NGLD-M, askerî birliklerin, aralarındaki bilgi aktarımı ve iletişimin mahremiyetini korumak üzere, piyasadaki diğer mevcutlara göre çok daha geliştirilmiş şifreleme anahtarları kullanarak güvenli bir şekilde iletişim kurmalarını sağlayacak.

Özmen çiftinin liderliğinde geliştirilen yeni teknoloji, son derece ileri şifreleme algoritmaları kullanıyor ve ağ üzerinden iletişim güvenliği ürünlerine erişimi sağlıyor. Sistem, düşman tarafı için ne kadar zorlayıcı olsa da kullanıcı taraf için de o denli basitleştirilmiş işlemler içermekte. Ayrıca, aynı sistem bir bütün olarak Savunma Bakanlığı ağ sistemleri için de daha fazla güvenlik vaad ediyor.

Şirketin ABD Savunma Bakanlığı ile imzaladığı yeni sözleşmenin kamuoyuna duyurulmasından sonra konuyla iglili bir açıklama yapan SNC CEO’su Fatih Özmen, 18 yılı aşkın bir süredir ABD Savunma Bakanlığı ve diğer müşterilere şifreleme anahtarı yönetimi konusunda çözümler sunduklarını vurgulayarak, yıllardır devam edegelen uyumlu işbirliklerinin en sonunda bu büyüklükte bir sözleşmeyle taçlandırılmasından onur duyduklarını belirtti. İleri düzey bir şifrelemenin ülkelerin ulusal güvenliğindeki yerini tartışmanın anlamsız olacağını hatırlatan Özmen, “Güvenli iletişim, devlet ya da şirket olsun, her müşterimiz için, her ulusal güvenlik misyonu için yaşamsal öneme sahip bir alan. Önceliği ve önemi tartışılmaz olan bu alanda SNC ailesi olarak şimdi daha fazla söz sahibi olmaktan dolayı duyduğumuz heyecan tanımlanamaz” şeklinde konuştu.

Atıl şirketi sektörel bir yıldıza dönüştürdüler

1994 yılında, daha önceden var olan atıl bir şirketin üzerine Özmen cifti tarafından yeniden yapılandırılan SNC, ABD’de 2005 yılından itibaren yazılım piyasasında yıldızı istikrarlı bir şekilde parlamaya başlayan aktörlerden birine dönüştü. Şirket, geride kalan yıllarda, son büyük buluşu NGLD-M’nin öncülü konumundaki yüz binlerce basit anahtar yükleyici (SKL / Simple Key Loader) üretip müşterilerine teslim etti. Sierra Nevada’nın “doldurma cihazı” olarak da tanımlanan basit anahtar yükleyicileri zaman içinde sektörde “altın standart” olarak tanımlanmaya başlandı.
Pek çoğu ulusal güvenlik ve savunma kurumları için üretilen çok sayıda cihaz, SNC'nin geride kalan 18 yıl içinde Pentagon’un bu alanda güvendiği markalardan birine dönüşmesine yol açtı. SKL konusunda önemli bir yükseltme olarak kabul edilen bu son NGLD-M sistemi ve ona bağlı aygıtlar da Amerikan ordusunun bilgi aktarımında, askerî unsurlar arası iletişimde nicedir görmeyi istediği türden bir ultra-yüksek güvenlik duvarı kuruyor. 

SNC, bu zorlu yola girerken, ordu çevrelerini tatmin edecek türden, sertifikalı, yenilikçi ve uygun maliyetli bir şifreleme çözümünün üretilmesini sağlamak üzere Ultra (LON:ULE) ve L3Harris Technologies (NYSE:LHX) adlı şirketlerle ortaklık kurarak, son derece deneyimli ve yetenekli bir NGLD-M ekibi oluşturdu. Her iki şirketin beyin takımı da SNC'nin Savunma Bakanlığı ve misyon ortaklarına benzersiz düzeyde güvenli kriptografik çözümler sunma serüvenine değerli katkılar sundu. 

Maryland eyaletindeki Aberdeen Prototip Deneme Bölgesi’nde yer alan ABD Ordusu Sözleşme Komutanlığı Ofisi’nin imzalayıp kamuoyuna duyurduğu bu sözleşme, Program Yürütme Ofisi’nin komuta kontrol iletişimi ve taktik hedeflerini destekleyen çok önemli  bir adım olarak karşılandı. 
NGLD-M, ABD Ordusu ve müttefiklerine, ultra yüksek bir şifreleme güvenliğinin yanı sıra, yüksek hız, yüksek kapasiteli ses, video ve diğer her türlü veri aktarımını da vaad ediyor. Nitekim, yapılan denemelerde bu konudaki bütün gerekliliklerin karşılandığı görüldü. 

SNC’nin kuracağı yeni yazılım sistemi ve bunu işletecek aygıtlara ilişkin üretim çalışmaları Sparks-Nevada ve Fremont-Kaliforniya'da yapılacak.

Özmen çifti ve SNC hakkında

Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkan Eren Özmen ve CEO Fatih Özmen'e ait olan SNC, uzay sistemleri, ticarî dünya ve ulusal güvenlik / savunma alanlarındaki yazılımlarıyla kendi alanlarında ABD’nin en iyileri arasında gösteriliyor. Açık mühendislikle çalışan şirket, şimdiye kadar dünyadaki en çetin ceviz yazılım zorluklarının üstesinden gelmesiyle haklı bir ün kazandı. 

Türkiye'de doğan Fatih Özmen, ülkemizin eski ulusal bisiklet şampiyonları arasında yer almakta. Özmen, 1970’ler boyunca Türkiye’nin en üst klasmandaki bisikletçilerinden biri olarak pedal çevirdi. 1980’lerin başında üniversite eğitimi için ABD’ye giden Özmen, Nevada’daki Reno Üniversitesi’den elektrik mühendisliği lisans ve yüksek lisans derecesi aldı. Sektörde adını ilk olarak navigasyon ve iniş sistemleri üzerine hazırladığı yüksek lisans tezi ile duyuran ünlü girişimci, Sierra Nevada Corporation yıllarında ise çok sayıda sistemin ve şifreleme programı yönetiminin gelişiminde rol aldı. 

Özmen çifti, daha önceden var olan, fakat atıl durumdaki SNC’yi 1994 yılında satın alarak yeniden yapılandırdı. Bu başarılı çiftin yönetiminde hızlı bir yükselişe geçen şirket, geride kalan yıllarda ABD’nin en iyi performans gösteren federal müteahhitlerinden birine dönüşürken, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 33 ülkeden müşterilere hizmet verdi. Şirket, günümüzde bünyesinde ABD’nin en seçkin beyinlerinin de yer aldığı 3000 kişilik nitelikli bir iş gücünü barındırıyor. 

Fatih Özmen, Forbes Dergisi’nin 2020 yılında hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesinde, yaklaşık 1,5 milyar dolarlık servetiyle 17. Sırada yer aldı. Özmen çifti, başta Fatih Özmen’in eğitim gördüğü Reno Üniversitesi olmak üzere, ABD’nin yükseköğrenim kurumlarına yaptıkları cömert bağışlarla, bu ülkenin cemiyet hayatının da iki saygın simâsı konumunda. 

Paylaş