FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, FNSS'in 30 yıllık serüvenini ve güncel projelerini anlattı

FNSS Genel Müdürü ve CEO’su Nail Kurt, IDEF 2021'de FNSS standında düzenlenen etkinlikte, yeni nesil tekerlekli zırhlı muharebe araçları PARS IV 6x6 ve 8x8 ile GÖLGE SÜVARİ ağır sınıf insansız kara aracı ve kule sistemlerinin tanıtımını gerçekleştirdi.

Nail Kurt, FNSS'in 30 yıllık serüveni ve güncel projeleri hakkında şunları söyledi:

"FNSS’in 30 yıllık serüvenini şöyle bir paragrafta özetlemeye çalışıyım. Biliyorsunuz, 90’ların başında başlayan serüvenimiz 10-15 yıllık bir Zırhlı Muharebe Üretimi (ZMA) üretiminin ardından, tabii 2000 küsür araçtan bahsediyoruz. 

Dolayısıyla burada edindiğimiz tecrübelerin 2000’li yılların başından itibaren özgün tasarlanan, özgün hakların FNSS’e ait araçların geliştirilmesi ile devam etti. 2000’li yıllarındaki PARS serüvenimizin ilk başlangıcını hatırlayacaksınızdır.

Arkasından Kaplan serisi; hepsi özgün araçlar olarak ortaya konuldu, gayet iyi biliyorsunuz.

Bunların üzerinde güç çarpanını artıracak şekilde, silah kuleleri, bunun yanında özel tanımlanmış araçlarımız, çok özel ihtiyaçlara yönelik seyyar hücum köprüsü Samur gibi ‘Amfibik Dozer’ diye ben tanımlıyorum; daha değişik güzel bir adı var ama amfibik dozer bana komik geliyor; AZMİM aracımız.

İlave olarak geçen yine fuarda lansmanını yaptığımız, zırhlı amfibik hücum aracı; ZAHA. Bunun yanında yine bugün üzerinde biraz konuşacağız. Uzaktan komutalı ağır sınıf insansız araç ki; ilk başta düşünülmemesine rağmen, belli başlı baz otonom özelliklerine de haiz olacak şekilde şuanda proje ilerliyor.

Dolayısıyla bu değişik ürün gamında hemen hemen 10 tondan başlayan 35-40 tonlara kadar ilerleyen, hem paletli hem de tekerlekli zırhlı muharebe araçları sayısız türevi hepiniz biliyorsunuz, yani onlarca ifade edebileceğimiz araçların değişik varyasyonları var. Nihayetinde en küçüğünden, 35 mm’ye kadar insanlı, insansız kule sistemleriyle pekiştirilmiş bir ürün yelpazesinden bahsediyoruz.

Bu zannediyorum FNSS için olduğu kadar, tüm Türkiye için de bir gurur meselesi. Bu ürünlerin hepsinde özellikle kritik sistemlerde alt seviyede, dışa bağımlılığı azami şekilde azaltılması yani minimize edilmesi daha doğru bir tabirle. Tek amacımız oldu, her zaman için.

Genellikle ürettiğimiz araçlarda Türkiye’de kendi sınıfında ve kara sistemlerinde hep rekor katkılar sağlandı. Bunun ötesinde kritik alt sistemlere geldiğimizde de; genellikle başımızın derde girdiği sistemlerde son 3-5 yıl içinde uluslararası ilişkilerdeki gelişimler çerçevesinde de diğer sistemlere önemli alt sistemlere de el attık. Bunlardan kısaca bahsetmek gerekirse;

Motor, belli güç grubu içindeki motorlar ki bu durum giderek artıyor biliyorsunuz. Zırh, yine yan komşumuz Miilux ile birlikte onlara tam destek vererek her konuda, özellikle üretilebilirlik konusunda belli başlı kalınlıktaki zırhları kalifiye etmiş bulunuyoruz. Çalışmalarımız da devam ediyor. Tam bir yelpazeye yayacak şekilde çalışmalarımız devam ediyor, Millux ile. Bunun ötesinde top konusu biliyorsunuz, çok kritik ve ilk ambargo yiyen ürünlerimizden, yine birazdan konuşacağız. Yeni projelerimizden birinde yerli top kullanımı konusunda özellikle 25 mm, çalışmalarımız devam ediyor.

Dolayısıyla yeni bir safhaya da geçildi diyebilirim. Son iki üç yıldır demek lazım aslında, bugüne kadar çok fazla alt parça üretilirken, yerli olarak tabii yerli katkıyı hem işçilik hem malzeme anlamında artırdık ama kritik alt sistemler de yeni bir döneme girdiğimizi de söylemek yanlış olmayacaktır. Tabi bunun yanında bütün güç aktarma organları, genellikle yine yurt dışından otomotiv sanayiinde ve üretim sayıları göz önüne alındığında çok ekonomik bir şekilde alınırken, yine ambargoya tabii olunması nedeniyle özellikle Pars sınıfı araçlarımızın hemen hemen bütün aktarma organları, çok önemli bazı dişli kutuları dâhil yeniden tasarlandı ve yerlileştirildi.

Bu yeni dönemde artık bütün bu sistemleri ve yerli olduğunda göreceğiz, bu bir şekilde yerli katkı oranını da ve yerli sanayiye de sınıf atlatıyor olduğumuzu belirliyor, olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında çok faal bir ordumuz var. Söylemeye gerek yok. Şuanda faal olarak 2-3 değişik bölgede aktif olarak bulunan, maalesef istenmese de çatışmalara giren ve buna da son 3-5 yıldır devam eden bir ordumuz var. Dolayısıyla sahadan gelen çok ciddi geri beslemeler var. Bunların hepsi yeni tasarım araçlara entegre ediliyor.

 İyi bir örneğini biraz sonra konuşacağız. Sağ tarafınızda görüyorsunuz, müşterinin, kullanıcımızın sorunlu olduğu ve tehdit hissettiği her konuya cevap verebilmeye ve araçları bunlara mukavim hale getirmeye çalışıyoruz. Üstelik ortam simetrik bir ortam değil, asimetrik bir ortam. Dolayısıyla yeni tasarladığımız tüm araçlarda, biraz sonra bahsedeceğim tüm araçlarda, simetrik olduğu kadar asimetrik unsurlarında, karşı unsurlarında göz önüne alındığı yeni tasarımları en azından bunlara karşı geliştirilebilecek yeni karşı önlemleri entegre edebileceğimiz, çok geniş bir açık mimari de tasarlanmış araçlardan bahsediyor olacağız, yeni dönemin çok önemli bir gerçeği bu, bunu da özellikle ayrıca vurgulamak istiyorum."

Paylaş