Resim 1
Resim 2
Resim 3

Uzmanlardan eski elektronik cihazların atılmaması ve evde tutulmaması uyarısı

Uzmanlar, eski elektronik cihazlarda kullanılan altın, gümüş, bakır, paladyum, nikel gibi değerli metallerin geri dönüşümle alındığını belirterek, kullanılmayan eski cep telefonu, tablet, bilgisayar gibi aygıtların hem ekonomiye kazandırılması hem de doğanın korunması için çöpe atılmaması ve evde tutulmaması uyarısında bulundu.

İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Börte Köse Mutlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kaynakların verimli kullanımı açısından geri dönüşümün önemine dikkati çekti.

Her gün tonlarca atığın toplandığına işaret eden Mutlu, çok fazla yer kaplayan bu atıkların düzenli depolama yapılmadığında doğaya karıştığını, oradan da besin zinciriyle çevre ve insana ulaştığını söyledi.

Elektronik cihazlarda kullanılan altın, gümüş, bakır, paladyum, nikel gibi değerli metallerin geri dönüşümde çıkartılarak ülke ekonomisine kazandırıldığını belirten Mutlu, “Telefonun markası, modeli, üretim yılının değişmesi fark ediyor ama bir telefondan 25-35 miligram altın çıkarılıyor. Daha büyük, gözle görülür şekilde ifade etmek istersek, 1 milyon telefon toparladık, onların içinden de ortalama 35 kilo kadar altın çıkartılıyor. Bizim yıllık atık üretimimize baktığımızda, ekonomiye dönemeyen ciddi bir yüzdeden bahsediyoruz. Bu bütün dünyada böyle. Tam bir döngü sistemini kurabilmiş değiliz. Burada öncelikle toplama ve ayrıştırma kısmındaki başarı yüzdemizi artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Mutlu, geri dönüşüm sürecine ilişkin şunları kaydetti:

“Birden bir altını elle çektiğimiz gibi bir süreç değil. Çok karmaşık yapılar. Pek çok değişik elektronik atık (e-atık) var. Tek bir telefondan bile bahsetsek, geri kazanım için 4 adımı uygulamamız gerekir. Bu adımların en önemlisi, elektronik atıkları toplamak ve kendi içinde sınıflandırmak. Basit görünen ama toplamdaki verimi düşüren ve odaklanılması gereken adım bu. Elektronik atıklar toplandığında lisanslı kuruluşlar var, onlar işliyorlar. Vatandaşlar bunları teslim istasyonlarına verebilirler. İnsanların bu dönüşümü kendi yapması mümkün değil. Bunların hepsini geri kazanmamız halinde, tekrar madencilik yapmak yerine, bu şekilde kazanım sağlanmış olur. Ülke ekonomisine, ülkenin enerji ve hammadde bağımsızlığına sosyal fayda sağlanmış oluyor, çevreye fayda sağlanmış oluyor. Vatandaşlar için ekonomik olarak teşvik sistemleri var, bunlar da geliştiriliyor.”

“Sıfır Atık” vurgusu

Mutlu, eski elektronik ürünlerin geri dönüşüme kazandırılmaması nedeniyle büyük ekonomik kayıpların yaşandığını vurgulayarak, “Ülkemiz açısından bunlar yüzde 100 toplandığında ve şehir madenciliği yapıldığında, yaklaşık 1 milyar avroluk bir gelir elde edilir. Şu an bu olmadığı için 1 milyar avroyu ekonomik bir kayba denk olarak görebiliriz. Bu kaybı bir sektör olarak gördüğümüzde, yaklaşık 1 milyon turistin yazın gelmesi ve ülke ekonomisine katkı sağlamasına denk bir fiyattan bahsediyoruz. Bu yüzden önemli. Tabii biz her şeyden önce, ekonomiden önce ‘çevre’ diyoruz, önce ‘sıfır atık’ diyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Dünya genelinde elektronik atığın sadece yüzde 20’sinin dönüştürüldüğünü ifade eden Mutlu, “Halkımızı bilinçlendirmek ve devletin ve özel kuruluşların teşvik sistemleri ile e-atıkları sistematik bir şekilde toplamak mümkün ve bunu çok yakında tamamen yaygınlaştırmış olacağız. Geri kazanım ve rafinasyon işlemlerini işin uzmanlarının yapması gerekmekte. Dikkatli kullanılması gereken kimyasalların varlığı ve prosesler sırasında çıkabilecek tehlikeli gaz ve sıvı atıkların ihtimali sebebiyle kaza ve sağlık sorunları riskleri mevcuttur. Bireysel geri kazanım çalışmalarından uzak durup, sisteme katkıda bulunmak gerekir.” dedi.

Doç. Dr. Mutlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başlattığı Sıfır Atık Hareketi doğrultusunda yürütülen çalışmalara da dikkati çekti.

“İkinci ham madde oluyor”

Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde görevli Enerji Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Sevil Alp, Türkiye’de 1 milyon ton elektronik atık olduğunu ama bunların büyük kısmının kayıt altında olmadığını ve dönüştürülemediğini vurguladı.

Bu atıkların düzensiz toplandığında ve evlerde, depolarda kaldığında senelik 1 milyar avroluk zararın oluştuğunu dile getiren Alp, “‘Tek bir telefonun ne değeri olabilir ki’ diye düşünüyorlar ama topluca, tonlarca düşündüğümüzde çok büyük bir ekonomik değerdir bu. Bunlar sanayide, savunma sanayide, ileri teknolojide kullanılıyor. Bu cihazlarla bir kere ülkeye gelince bunlar elimizde kaynağa dönüşüyor. Bunu ya doğru sistemlerle yürütüp kullanacağız ya da evlerde, çöplerde bekleterek ekonomi çarkından çıkartacağız. Bu çıkan kıymetli metaller aslında ‘ikinci ham madde’ oluyor, bizim evlerde bekleyen bir kaynak haline geliyor. Kullanmadıkça maalesef ekonomiye bir yararları olmuyor. Bu bekleyen metaller, sanayiye girince çok büyük bir değer katıyor.” şeklinde konuştu.

“Yaptığımız işe ‘yer üstü madenciliği’ adını veriyoruz”

Elektronik atıkların tekrar ekonomiye kazandırıldığı yerlerden Akademi Çevre Entegre Atık Yönetimi Endüstri AŞ’de tesis müdürü olarak görev yapan Zekican Gündüz ise kıymetli metallerin eski cihazlardaki elektronik kartlarda, işlemcilerde ve harddisklerde bulunduğunu belirtti.

Gündüz, dönüşüme alınan cihazlardan kıymetli metallerin elde edilme sürecini şöyle anlattı:

“Atıklar geldikten sonra sınıflarına göre ayrıştırılıyor. Sonra bu kartların üzerindeki plastik parçalar ayrıştırılır, ardından da rafineriye gider. Rafineride, fiziksel ön kırma işleminden sonra ocaklarda eritme yapılır. Buradan yaklaşık 1 ton elektronik kart eritildiğinde yaklaşık 300 kiloya yakın metal elde ediliyor, uygun kalıplara alınıyor. Bu metalin büyük kısmı bakırdan oluşuyor. Ardından kimyasal işleme alınıyor. Elektronik çamur dediğimiz kısımda diğer metaller birikiyor. Kimyasal yöntemler ve sitlerle altın, gümüş gibi değerli metalleri ayrı ayrı elde etmiş oluyoruz. Buradan çıkan ürünler sanayiye, ekonomiye tekrar kazandırılmak için sevk ediliyor.”

Gündüz, yakın geçmişe kadar Türkiye’de yetkin rafineri olmaması nedeniyle işlemlerin bazılarının yurt dışında yapıldığı ancak altyapının oluşturulmasıyla Türkiye’de artık bu işlemlerin hepsinin yapılabildiği bilgisini paylaştı.

İnsanların hurda cihazları kişisel verileri olduğu için veya “tekrar lazım olur” düşüncesiyle evlerinde tuttuklarını söyleyen Gündüz, “Yapılan en büyük hata bu. Yazılım güncellemeleri gibi nedenlerle aslında evlerimizde tuttuğumuz bu atıklar kullanılamaz durumda kalıyor. Türkiye’de yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık bulunduğu öngörülürken, geçen yıl toplanan elektronik atık sadece 56 bin ton. Çok büyük bir kısım depolarda, evlerde ekonomiye kazandırılmadan bekliyor. Yaptığımız işe ‘yer üstü madenciliği’ adını veriyoruz. 1 ton hurda cep telefonunu dönüştürdüğümüzde, yaklaşık 300 gram altın elde ediyoruz. Maden ocağında 1 ton toprağı işlediğinizde, sadece birkaç gram altın elde edebiliyorsunuz. Biz bu işlemi yaparak hem doğayı koruyoruz hem de ürünü tekrar elde ederek sanayimizde kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Çok Okunan Haberler

Son 24 Saat
Son 7 Gün
Son 30 Gün

HÜRKUŞ-II için tarihi adım: Türkiye ilk kez millî askerî tip sertifikası verdi

HÜRKUŞ-II, uluslararası standartlara uygun ve tamamen millî insan kaynağıyla...

AUKUS 5’inci yılında Hint-Pasifik’teki güvenlik dengelerini şekillendiriyor

ABD, İngiltere ve Avustralya’nın 2021’de kurduğu AUKUS ortaklığı, beşinci...

AAD 2026 Güney Afrika’da başladı

Afrika Aerospace and Defence (AAD) 2026, Güney Afrika’da kapılarını...

Raytheon, MALD dekoyunun üretimine yeniden başlamaya hazırlanıyor

Savunma şirketi Raytheon, Temmuz 2026’da duyurduğu MALD dekoyunun üretimine...

Mali’deki CNİM saldırısında en az 50 Mali ve 5 Rus askeri öldü

Mali'nin orta kesimindeki Dioura'da askeri kampa düzenlenen CNİM saldırısında...

Sarsılmaz Havalı Silahlar Türkiye Şampiyonası tamamlandı

Sarsılmaz’ın katkılarıyla düzenlenen Havalı Silahlar Türkiye Şampiyonası tamamlandı. Sarsılmaz, sosyal...

HÜRKUŞ-II için tarihi adım: Türkiye ilk kez millî askerî tip sertifikası verdi

HÜRKUŞ-II, uluslararası standartlara uygun ve tamamen millî insan kaynağıyla...

Rheinmetall, uluslararası bir müşteriye 155 mm topçu mühimmatı tedarik edecek

Rheinmetall, uluslararası bir müşteriye 155 mm topçu mühimmatı tedarik...

STM, AAD 2026’da milli deniz ve insansız sistemlerini sergiliyor

Türk savunma sanayi şirketlerinden STM, Güney Afrika’da düzenlenen Africa...

ASELSAN, AAD 2026’da ürün ve teknolojilerini sergileyecek

ASELSAN, dünyanın farklı bölgelerindeki savunma ve havacılık fuarlarında ürün...

ASELSAN, Mısır’daki El Alamein Airshow’a katıldı

Mısır’ın El Alamein kentinde düzenlenen "El Alamein International Airshow...

FNSS, KAPLAN ZPT’nin ilk aracının ön kabul testlerini başarıyla tamamladığını açıkladı

FNSS ve Endonezya merkezli PT Pindad tarafından geliştirilen KAPLAN...

STM, MSPO 2026’da deniz ve insansız sistemlerini vitrine çıkardı

STM, Polonya’da düzenlenen MSPO 2026’da askeri deniz platformları, otonom...

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen hediyeye ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi'ne katılan liderlere hediye...

İlk tank savaşa 110 yıl önce girdi

Tanklar, savaş alanında ilk kez 15 Eylül 1916'da kullanıldı....

Diğer Dillerdeki Haberler

Benzer Haberler