Resim 1
Resim 2
Resim 3

İsrail’in siber saldırıları ABD’yi de hedef alıyor

Son dönemde siber güvenlik alanındaki yatırımlarını artıran İsrail, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere dost olarak kabul ettiğini belirttiği ülkeleri de siber saldırılarla hedef alıyor.

 

Siber Güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel, AA muhabirine, İsrail’in siber güvenlik ekosisteminin nasıl işlediğini, askeri hizmet içerisinde özel bir yere sahip olan askeri istihbarat birimi Unit 8200’ün bu yapıdaki rolünü, genç yaşta başlayan yetenek programlarını ve askeri tecrübenin sivil ekonomiye aktarılmasının İsrail’in siber kapasitesine etkisini değerlendirdi.

“Beş ayaklı sistem: Eğitim, askerlik, devlet, sermaye ve özel sektör”

İsrail’in siber güvenlik ekosisteminin beş temel unsur üzerine kurulduğunu belirten Yüksel, “Birincisi eğitim kurumları, ikincisi zorunlu askeri hizmet ve bu askeri hizmetin içerisinde özel bir yere sahip olan askeri istihbarat birimi Unit 8200. Akabinde bunları destekleyen devlet politikaları, girişim sermayesi yatırım fonları ve özel sektör.” dedi.

Bu yapı içinde ilk aşamanın genç yaşta yetenek tespiti olduğunu anlatan Yüksel, analitik kabiliyeti yüksek öğrencilerin lise döneminden itibaren özel programlarla bilgisayar, yazılım ve siber güvenlik alanlarına yönlendirildiğini söyledi. Bu programlardan biri olan “Magshimim”in de gençleri sonraki aşamada askeri teknoloji ve istihbarat birimlerine hazırlayan bir insan kaynağı havuzu oluşturduğunu belirtti.

Yüksel, “Magshimim programı, Check Point, Palo Alto Networks ve Wiz gibi önde gelen siber güvenlik şirketlerinin kurucularının yetiştiği programlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Burada eğitim kurumları özellikle genç yaşta yetenek avcılığı yaparak bu yetenekleri yetiştirmeye odaklanıyor. Devlet ise güvenlik ihtiyaçlarını belirliyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda yetişmiş insan gücünün teknoloji üretmesini bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Bu sürecin yalnızca eğitim ve askerlikle sınırlı kalmadığını vurgulayan Yüksel, girişim sermayesi fonlarının kurulan şirketlerin büyümesini ve uluslararası pazarlara açılmasını desteklediğini, özel sektörün ise sahada karşılaşılan problemleri hızlı biçimde prototipe ve ardından ticari ürüne dönüştürdüğünü anlattı.

Fotoğraf : Dilara İrem Sancar/AA

“Unit 8200 askeri tecrübeyi sivil ekonomiye taşıyor”

İsrail ordusunun sinyal istihbaratı ve siber operasyonlarından sorumlu Unit 8200’ün, ülkenin teknoloji ekosisteminde de belirleyici rol oynadığını söyleyen Yüksel, “Unit 8200 sadece bir askeri istihbarat birimi olmanın ötesinde, İsrail’in küresel start-up ekosistemini ayakta tutan en önemli yapı taşlarından biridir.” dedi.

Birimde görev yapanların karmaşık ağ dinlemeleri, büyük veri analizi, baskı altında hızlı karar alma ve kriz yönetimi gibi alanlarda doğrudan operasyonel tecrübe kazandığını belirten Yüksel, bu yetkinliklerin askerlik sonrasında teknoloji şirketlerine, yatırım kuruluşlarına ve danışmanlık faaliyetlerine taşındığını anlattı.

Bu geçişte askeri görev sırasında edinilen gizli bilgilerden ziyade teknik beceri, problem çözme kabiliyeti, operasyonel hız ve profesyonel çevrenin öne çıktığını vurgulayan Yüksel, eski Unit 8200 mensuplarının oluşturduğu ağın yeni girişimlerin küresel yatırımcılara ulaşmasını da kolaylaştırdığını söyledi.

Yüksel, birim geçmişinin teknoloji piyasasında önemli bir referansa dönüştüğünü belirterek, “Son on yılda İsrail’de kurulan yaklaşık bin siber güvenlik şirketinin yaklaşık yüzde 70’inin sahibi Unit 8200 mezunu. Unit 8200’den mezun olmuş ve bir şirket kurmuş kişi aslında bir sertifika gibidir, bunun pazarda ticari olarak bir karşılığı vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Filistin toprakları İsrail’in siber teknolojileri için canlı test sahası”

Gözetim teknolojilerinin kullanımındaki hukuki sınırlara dikkati çeken Yüksel, bir kişinin takibe alınabilmesi için ciddi bir makul şüphe bulunması ve gözetimin belirli bir hedefle sınırlandırılması gerektiğini belirtti.

Yüksel, İsrail’in ise suç isnadı ya da makul şüphe bulunmayan durumlarda dahi Filistinlileri kitlesel gözetim sistemlerine tabi tuttuğunu savunarak, “Herhangi bir suç ihtimali olmayan, herhangi bir suç unsuru oluşmayan bir bölgede bir halkı, bir toplumu tamamen kitle gözetim teknolojilerine tabi tutuyor.” dedi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te kullanılan “Blue Wolf” ve “Red Wolf” adlı yapay zeka destekli yüz tanıma sistemlerine işaret eden Yüksel, bu sistemlerle elde edilen verilerin analiz edildiğini ve Filistinlilerin profillendiğini belirtti.

İsrail’in burada edindiği saha tecrübesini ekonomik değere de dönüştürdüğünü savunan Yüksel, “İsrail, özellikle ticari sahada satışı yapılan ürünlerin bir nevi deney laboratuvarını Filistin toprakları üzerinde kurmuş durumda. Teknoloji şirketleri de bu ürünleri yurt dışında satarken sahadaki uygulamaları, laboratuvardan alınmış sonuçlar gibi kullanıp ürünleri ticarileştiriyor.” şeklinde konuştu.

İsrail, ABD’yi de dinledi

İsrail’in siber kapasitesini konvansiyonel askeri gücü tamamlayan “asimetrik bir çarpan” olarak tanımlayan Yüksel, askeri operasyonlardan önce siber saldırı, casusluk ve bilgi toplama faaliyetlerinin devreye sokulduğunu söyledi.

İsrail’in istihbarat faaliyetlerinin yalnızca doğrudan çatışma yaşadığı ülkelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Yüksel, “ABD’nin İran’la müzakere aşamalarında yürüttüğü görüşmeleri İsrail istihbaratının siber casusluk faaliyetleriyle dinlediğini biliyoruz. İsrail için bugün sadece bölgesel dinamikler veya bölge ülkelerinin faaliyetleri önem arz etmiyor. İsrail aynı zamanda ABD, Kanada ve diğer dünya devletlerini de aslında bir hedef olarak görüyor.” dedi.

İsrail merkezli NSO Group’un geliştirdiği Pegasus casus yazılımını bu faaliyetlerin en bilinen örneklerinden biri olarak gösteren Yüksel, şirketin uluslararası alanda yoğun eleştirilere konu olduğunu ve ABD Ticaret Bakanlığınca ticari kısıtlama listesine alındığını hatırlattı.

Doğu Akdeniz’deki faaliyetlere de dikkati çeken Yüksel, “İsrail hem konvansiyonel ortamını hem diplomatik temaslarını hem de siber faaliyetlerini yakın çevremizde, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan üzerinden ciddi bir şekilde yürütüyor.” ifadelerini kullandı.

Güney Kıbrıs’ta geçmiş yıllarda Larnaka Havalimanı yakınlarında ele geçirilen ve aktif dinleme sistemleri taşıdığı belirtilen aracı örnek gösteren Yüksel, İsrail’in Doğu Akdeniz’deki teknoloji ve istihbarat faaliyetlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kaynak: AA

Çok Okunan Haberler

Son 24 Saat
Son 7 Gün
Son 30 Gün

Thales ve Cohere, Kanada Donanması için yapay zekâ teknolojileri geliştirecek

Thales Canada ve Cohere, Kanada Kraliyet Donanması için ajansal...

Savunma sanayii ihracatında güçlü yükseliş: 9 ayda 6,9 milyar dolar

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, savunma ve...

Özel Kuvvetler Komutanlığı gökyüzünde 3 bin metrekarelik bayrak dalgalandırdı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen...

MSB: 403’üncü Test Filo Komutanlığı ilk uçuşunu gerçekleştirdi

Millî Savunma Bakanlığı, 403’üncü Test Filo Komutanlığı'nın ilk uçuşunu...

Fransa, M51.3 balistik füzesini ilk kez denizaltıdan ateşledi

Fransa, nükleer caydırıcılığının deniz konuşlu bileşeninde kullanılan M51 balistik...

SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, TEKNOFEST Güneydoğu’da gençlerle bir araya geldi

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, TEKNOFEST Güneydoğu...

OpenAI, Avustralya’da güveni yeniden kazanmak için çalışması gerektiğini kabul etti

ABD merkezli OpenAI şirketi, yapay zekâ ajanlarının Avustralya hükümet...

Türksat 7A uydusunun üretim süreci için geri sayım

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 7A uydusunun...

Pakistan, 6’dan fazla ülkenin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılmakla ilgilendiğini belirtti

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, 6'dan fazla ülkenin...

Fincantieri, İtalya’nın ikinci U212NFS denizaltısının omurgasını kızağa koydu

Fincantieri, İtalyan Donanması için inşa edilen ikinci U212NFS denizaltısının...

TSKGV, Eylül ayı faaliyetlerini kamuoyuyla paylaştı

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV), Eylül 2026 boyunca...

ASELSAN’dan Avustralya merkezli ECLIPS Engineering ile yeni iş birliği

ASELSAN, Avustralya’da düzenlenen Land Forces 2026 Fuarı’na katılarak teknolojilerini...

Koluman, ADEX 2026’da savunma çözümlerini sergiledi

Türk otomotiv, mühendislik ve savunma şirketi Koluman, Bakü’de düzenlenen...

Lockheed Martin’e elektronik harp sistemleri için 209 milyon dolarlık sipariş

Lockheed Martin, ABD Donanması için AN/SLQ-32(V)6 Surface Electronic Warfare...

Türksat 7A için geri sayım başladı! Üretim yıl sonundan önce başlıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 7A'nın üretim...

Diğer Dillerdeki Haberler

Benzer Haberler